![]() |
||||
![]() |
PRİMATLARDAKİ ORTAK YAPILAR EVRİM KANITI DEĞİLDİRCumhuriyet Bilim Teknik (CBT) dergisinin 3 Ocak 2004 tarihli sayısında "İnsansı maymunlar ve maymunsular arasındaki en belirgin farklılıklar" başlıklı kısa bir yazı yayınlandı. Yazıda "Prosimii" alttakımına dahil olan maymunsularla ilgili bazı bilgiler aktarılıyor, bunların maymunların dahil olduğu alttakımla aralarındaki farklılıklar belirtiliyordu. Maymunsular sivri çene kemiği ve burunlarının kuruluğuyla, yassı çene kemiği ve ıslak buruna sahip maymunlardan farklılık gösterirler. Her iki alttakım da primatlar takımına dahildir. Cumhuriyet Bilim Teknik 'teki yazıda bu canlı gruplarının anatomik karakteristikleri aktarılırken yaygın bir evrim yanılgısı ortaya konduğu görülmektedir. Yazının spotunda bu iki grubun, insanlarla birlikte sözde "ortak ataları nedeniyle" primatlar grubuna dahil edildiği iddia edilmektedir. Ancak CBT yazarının, primatlar arasındaki benzerlikleri ortak atayla açıklama çabası bilimsel kanıtlara değil, kendi evrimci önyargılarına dayanmaktadır. Gerçekte ise bilimsel bulgular primatların sözde evrimsel kökenlerinin tamamen karanlıkta olduğunu göstermektedir. Fiziksel antropoloji profesörü A. J. Kelso'nun şu sözleri bu durumun açık bir göstergesidir: "böcekçilden primata geçiş, fosillerle belgelendirilmemiştir. Geçişle ilgili bilginin temeli, yaşayan formlara bakılarak yapılan çıkarımlardır" (A. J. Kelso (Professor of Physical Anthropology, University of Colorado), "Origin and evolution of the primates", in Physical Anthropology, J. B. Lippincott, New York, second edition, 1974, sf. 142) Görüldüğü gibi CBT'de sözü edilen ortak atalardan fosil kayıtlarında eser yoktur. Ayrıca hiçbir kanıtı olmayan bu ortak ata iddiasının da tek taraflı, dogmatik bir bakış açısına dayandığı da bilinmelidir. Gerçekte ortak yapılar ortak tasarımla da açıklanabilir. Örneğin traktör ve otomobillerde lastik, direksiyon gibi birçok ortak yapı bulunur. Ancak bu yapıların varlığı bu taşıtların birbirlerinden evrimleştiğini göstermez. Mühendislik ürünü bu yapılar ortak tasarım gösterirler. Bilimsel bulgular, canlı grupları arasında ortak yapıların, örneğin primatlarda kavramayı sağlayan el yapısı gibi anatomik komplekslerin, doğal sebeplerle meydana gelemeyeceğini göstermektedir ([*] Evrimcilerin iddialarını dayadıkları rastgele mutasyon ve doğal seleksiyonun canlılardaki kompleksliği açıklayamadığıyla ilgili olarak daha fazla bilgi edinebilirsiniz.) Bunların geçerli açıklaması bilinçli tasarım yani "yaratılış"tır. Tüm canlıları Allah yaratmıştır. CBT yetkililerini, canlılardaki ortak yapıları evrim kanıtı gibi göstermeye son vermelerini tavsiye ediyoruz. [*] Evrim teorisine göre, canlılık rastlantılarla doğmuş ve yine rastlantısal etkilerle gelişmiştir. Bundan yaklaşık 3.8 milyar yıl kadar önce, dünya üzerinde hiçbir canlı yok iken, önce canlı hücreler, sonra çok hücreli kompleks canlılar oluşmuş ve giderek daha kompleks türler ortaya çıkmıştır. Bir başka deyişle, Darwinizm'e göre, doğadaki bir takım etkiler, basit cansız elementlerden son derece karmaşık ve kusursuz tasarımlar ortaya çıkarmışlardır. Bu iddiayı ele alırken, öncelikle doğada gerçekten böyle bir güç olup olmadığına bakmak gerekir. Daha açık bir ifadeyle, böyle bir evrimi gerçekleştirebilecek doğal mekanizmalar var mıdır? Bugün evrim teorisi olarak tanımladığımız neo-Darwinist model, bu konuda iki temel mekanizma öne sürer: "Doğal seleksiyon" ve "mutasyon". Teorinin temel iddiası şöyledir: "Doğal seleksiyon ve mutasyon birbirlerini tamamlayan iki mekanizmadır. Evrimsel değişikliklerin kaynağı, canlıların genetik yapısında meydana gelen rastgele mutasyonlardır. Mutasyonların sebep olduğu özellikler, doğal seleksiyon mekanizması aracılığıyla seçilir, böylece canlılar evrimleşirler." Bu senaryoyu biraz incelediğimizde ise, aslında ortada somut bir "evrim mekanizması" bulunmadığını görürüz. Çünkü ne doğal seleksiyon ne de mutasyonlar, türlerin evrimleştikleri ve birbirlerine dönüştükleri iddiasına en ufak bir katkıda bulunmamaktadır. Darwinizm'in temelinde doğal seleksiyon kavramı yatar. Darwin'in teorisini ortaya koyduğu kitabının başlığında bile vurgulanan iddia budur: Türlerin Kökeni, Doğal Seleksiyon Yoluyla.
|
|||
|
||||
www.bilgilerdunyasi.net © 2004 |
||||