![]() |
|||||
![]() |
Tubitak Bilimsel Rotasını Doğru Çizmelidir |
||||
![]() |
Bilim ve Teknik dergisinin Haziran 2004 sayısındaki “İlk Ateş 790.000 Yaşında” başlıklı bir yazıda, İsrailli arkeologların, Anadolu'yu Asya'ya bağlayan yolların kesişim noktasında yer alan ve 790.000 yıl öncesine uzanan Gesher Benot Ya'aqov'da ele geçirilen buluntular haber veriliyordu. |
||||
Bilim adamları, buradaki buluntulardan, daha önceleri 400 - 500 bin yıllık geçmişi olduğu zannedilen ateş kullanımının 300-400 bin yıl daha gerilere uzandığının anlaşıldığını belirtiyordu. Ateş kullanımıyla ilgili bulgular insanın evrimi senaryolarına hiçbir kanıt oluşturmadığı halde Bilim ve Teknik'de sözkonusu bulguların Darwinist bir bakış açısından ele alındığı görülüyordu. Bilim ve Teknik 'de, bu bulgunun “hominidlerin (dört ayaklı maymunlardan doğrulup insana evrimleştiği varsayılan insansılar) evrimine ışık tuttuğu” iddia ediliyordu. Bilim ve Teknik bu iddiasına hiçbir dayanak göstermeksizin Darwinizm propagandası ortaya koymuş oluyordu. Bilim ve Teknik dergisinin Haziran 2004 sayısında “İlk Ateş 790.000 Yaşında” başlıklı bir yazı yayınlandı. Yazıda, İsrailli arkeologların, Anadolu'yu Asya'ya bağlayan yolların kesişim noktasında yer alan ve 790.000 yıl öncesine uzanan Gesher Benot Ya'aqov'da ele geçirilen buluntular haber veriliyordu. Bilim adamları, buradaki buluntulardan, daha önceleri 400 - 500 bin yıllık geçmişi olduğu zannedilen ateş kullanımının 300-400 bin yıl daha gerilere uzandığının anlaşıldığını belirtiyordu. Ateş kullanımıyla ilgili bulgular insanın evrimi senaryolarına hiçbir kanıt oluşturmadığı halde Bilim ve Teknik'de sözkonusu bulguların Darwinist bir bakış açısından ele alındığı görülüyordu. Bilim ve Teknik 'de, bu bulgunun “hominidlerin (dört ayaklı maymunlardan doğrulup insana evrimleştiği varsayılan insansılar) evrimine ışık tuttuğu” iddia ediliyordu. Bilim ve Teknik bu iddiasına hiçbir dayanak göstermeksizin Darwinizm propagandası ortaya koymuş oluyordu. Ancak ulusal bilim kuruluşumuz Tubitak'ın bir yayını olan dergide Darwinist senaryoların hala bilimsel gerçekler gibi sunulması büyük bir yanılgıdır. Çünkü modern bilim Darwinizm'in, destekleyici hiçbir bilimsel kanıt olmaksızın, materyalizmin dogmaları uğruna savunulmuş köhne bir teori olduğunu açık delillerle ortaya koymuştur. ‘İlkel' denebilecek bilimsel olanakların bulunduğu bir dönemde Charles Darwin tarafından ortaya atılan bu teorinin iddiaları; fosil bilimi, genetik, biyokimya, karşılaştırmalı anatomi, biyofizik gibi birçok bilim dalından gelen bulgularla birer birer çürütülmüştür. Biyolog Francis Hitching, kendisi de bir evrimci olmasına karşın Darwinizm'in bilimsel kanıtlar karşısında çöküşünü şöyle itiraf etmiştir: "Modern evrim teorisi, test edilebileceği şu üç hayati alanda geçersizdir: Fosil kayıtları kademeli ve yavaş bir değişim yerine evrimsel sıçramalı bir model ortaya koyar. Genler, yeni formların evrimleşmesini engelleyen kuvvetli birer sabitleyici mekanizmadırlar. Moleküler seviyedeki rastgele adım adım mutasyonlar yaşamın artan ve organize kompleksliğini açıklayamamaktadır. " (The Neck of the Giraffe,1982, sf. 103,) Bilinmelidir ki bilimsel bulgular karşısında çökmüş olan Darwinizm'e günümüzde desteklerini sürdüren bilimsel çevreler, bu teoriden vazgeçmenin materyalist dünya görüşlerinden vazgeçmek anlamına geldiğini bilerek hareket etmektedirler. Darwinizm, şüphesiz, ateizm ve materyalizm propagandasının en önemli unsurlarındandır. Ateist zoolog Richard Dawkins'in "Darwin bize entelektüel yönden tatmin olmuş birer ateist olabilme şansını verdi" sözleri bunun açık bir göstergesini oluşturmaktadır. Darwinist teorinin sadık savunucuları olarak ön plana çıkmış bilim adamlarının, kendini itiraf etmiş ateistler olmaları bir tesadüf değildir. Darwinizm'in bilimsel çöküşü aynı zamanda yaklaşmakta olan bilimsel bir devrimin de işaretçisidir. Son on yılda ABD'de doğup yayılmış olan ve hergeçen gün daha çok bilim adamının katılımıyla güçlenen Bilinçli Tasarım hareketi, canlılığın kökenindeki bilgiyle temelindeki kompleksliğin tesadüfi doğa olaylarıyla ortaya çıkmış olamayacağını, canlılığın gerçek açıklamasının bilinçli tasarım, yani yaratılış olduğunu savunmaktadırlar. Hareketin liderlerinden, Profesör Phillip Johnson, Darwinizm'in bir iki onyıl içinde tarihin ideolojiler çöplüğündeki yerini alacağını ifade etmektedir. Ülkemizin aydınlık geleceğinde üzerine çok önemli görevler düşen Tübitak'ın yönetici kadrosunun, Darwinizm'in ideolojik olarak desteklenen geçersiz bir teori olduğunu görmelerini diliyoruz. |
|||||
|
|||||
www.bilgilerdunyasi.net © 2004 |
|||||